"Sorunlar bitmez,
Çareler tükenmez"


Medyum Recep Kaplan
İnsanların en hayırlısı
İnsanlara en çok faydalı olandır.
Hadis-i Şerif
Recep Kaplan, ''Türkiye'de İlk Vergi Mükellefi'' olan Medyum'dur
Ümitsizseniz Ümit Sizsiniz

Behcet Necatigil
Bizim kudretimizin ulaştığı yerlere onların hayalleri bile ulaşamaz.
Fatih Sultan Mehmed
"İnsan Yenilince değil; Pes edince Kaybeder"
Medyum Recep Kaplan
İmkansız olan nedir bilirmisiniz?
Ben yapamam dediğiniz herşey.
Medyum Recep Kaplan

Mail Adresimiz recepkaplan@recepkaplan.net

YENİLENİYORUZ.....

Lütfen Websitemizde gördüğünüz eksiklerimizi bize bildiriniz...

Türkiye'nin En Kapsamlı Gizli İlimler Sitesi... Çok Yakında Sizlerle...

Dünyaca Ünlü Medyum Recep Kaplan Köşe Yazılarıyla Çok Yakında Sizlerle...

Türkiye'nin En Çok Ziyaret Edilen Medyum'luk Sitesi... Yeni Yüzüyle Çok Yakında Yayında...

Web sitemiz Yenileniyor... Çok Yakında Aktif Olarak Yayındayız....

Galeri Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor...

Rüyalar ve Rüya Tabirleri Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor...

İsimler Sözlüğü ve İsimname Bölümümüzde Çalışmalar Devam Ediyor...

Burçlar Bölümümüz Tamamlandı...

Gizli İlimler Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor.

''WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR''

Makbul ve Mekruh İsimler

Makbul Ve Mekruh İsimler


Ebu'd-Derda (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: Hz. Muhammed (S.A.V)  Buyurdu Ki: "Sizler Kıyamet Günü İsimlerinizle Ve Babalarınızın İsimleriyle Çağırılacaksınız Öyleyse İsimlerinizi Güzel Yapın"

Ebu Davud, Edeb 69, (4948).

 İbnu Ömer (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: Hz. Muhammed (S.A.V)   Buyurdular Ki: "Allah'ın En Ziyade Sevdiği İsimler Amdullah Ve Abdurrahman'dır."

Müslim, Adab, 2, (2132); Ebu Davud Edeb 69, (4949); Tirmizi, Edeb 64, (2835).

 Ebu Vehb El-Cüşemi (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: Hz. Muhammed (S.A.V)   Buyurdular Ki: "Peygamberlerin İsimleriyle İsimlenin. Allah'ın Çok Sevdiği İsimler Abdullah, Abdurrahman'dır. En Sadık Olanları Da Haris Ve Hemmam İsimleridir. En Çirkinleri De Harb Ve Mürre İsimleridir"

Ebu Davud, Edeb 69, (4950). Metin Ebu Davud'a Aittir, Nesai'de Muhtasar Olarak Kaydedilmiştir (Hayl 3 (6, 218, 219)).

 Ebu Hüreyre (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: Hz. Muhammed (S.A.V)   Buyurdular Ki: "Allah Katında En Düşük (Ahna') İsim Melikü'l-Emlak (Mülklerin Maliki) İsmidir. Allah'tan Başka Malik Yoktur."

Süfyan Merhum Dedi Ki: Şahan Şah Bunun Örneğidir.

Ahmed İbnu Hanbel Merhüm Dedi Ki: "Ebu Amr Merhum'a, Ahna'ne Demek Diye Sordum, Bana "En Düşük" Diye Cevap Verdi.

Buhari, Edeb 114; Müslim, Edeb 20, (2143); Ebu Davud, Edeb 70, (4961); Tirmizi Edeb 65, (2839).

Müslim'in Bir Diğer Rivayetinde Şöyle Buyrulmuştur: "Kıyamet Günü, Allah'ın En Ziyade Kızacağı En Kötü Kimse, Adı Melikü'l-Emlak (Şehinşah) Olan Kimsedir. Allah'tan Başka Malik Yoktur."

(Adab 21)

 Hz. Cabir (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: Hz. Muhammed (S.A.V)   Ya'la, Bereket, Eflah, Yesar, Nafi Ve Benzeri İsimlerin Kullanılmasını Yasaklamayı Arzu Etmişti. Sonra Onun Bu Mevzuda Sükut Ettiğini Gördüm. Sonra Da Yasaklamadan Vefat Etti."

Bu Hadisi Müslim, Adab 13, (2138); Ve Ebu Davud, Edeb, 70, (4960) Rivayet Ettiler. Hadisin Metni Müslim'e Aittir.

Ebu Davud'un Rivayetinde Şu Ziyade Mevcuttur: "...Zira Kişi "Bereket Burada Mı?" Diye Sorar Da "Hayır Yok!" Diye Cevap Verirler."

 Hz. Ömer (Radıyallahu Anh)'İn Azadlı Kölesi Eslem Anlatıyor: "Hz. Ömer (Radıyallahu Anh), Bir Oğlunu Ebu İsa Künyesini Kullandığı İçin Dövdü. Öte Yandan Muğire İbnu Şu'be (Radıyallahu Anh), Ebu İsa Künyesini Kullanıyordu. Hz. Ömer (Radıyallahu Anh) Ona "Ebu Abdillah Künyesini Kullanman Sana Yetmez Mi?" Dedi. Muğire: "Bana Ebu İsa Künyesini Takan Hz. Muhammed (S.A.V)   'Dir" Cevabını Verince, Hz. Öme Hz. Muhammed (S.A.V)  R'in Geçmiş Gelecek Bütün Günahları Affedilmiştir. Biz İse Bundan Böyle Sıkıntıdayız" Dedi. Ölünceye Kadar Muğire'yi "Ebu Abdillah" Diye Künyeledi.

Ebu Davud, Edeb 72, (4963).

Yahya İbnu Sa'id (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: Hz. Muhammed (S.A.V)   Bol Sütlü Bir Deve Hakkında: "Bunu Kim Sağacak?" Diye Sordu. Bir Adam Ayağa Kalkmıştı Hz. Muhammed (S.A.V)   "İsmin Ne?" Dedi. Adam: "Mürre (Acı)!" Deyince, Ona: "Otur!" Dedi. Hz. Muhammed (S.A.V)  Tekrar "Bunu Kim Sağıverecek?" Diye Sordu. Bir Başkası Ayağa Kalktı, Ben Sağacağım Diyecekti. Hz. Muhammed (S.A.V)   Ona Da: "İsmin Nedir?" Diye Sordu. Adam: "Harb!" Diye Cevap Verdi. Ona Da "Otur" Dedi.

Hz. Muhammed (S.A.V)  :"Bu Deveyi Kim Bize Sağıverecek?" Diye Sormaya Devam Etti. Bir Adam Daha Kalktı. Ona Da İsmini Sordu. "Ya'iş (Yaşıyor!)" Cevabını Alınca Ona: "Sen Sağ" Diyerek Müsaade Etti."

Muvatta, İsti'zan 24 (2, 973).

Hz. Muhammed (S.A.V)   'in İsim Koyduğu Kimseler

 Sehl İbnu Sa'd Es-Saidi (Radıyallahu Anh) Buyurdu Ki: Hz. Muhammed (S.A.V)   Fatıma (Radıyallahu Anha) Annemizin Evine Uğramıştı. Hz. Ali (Radıyallahu Anh)'Yi Evde Bulamayınca: "Amca Oğlun Nerede?" Diye Sordu. Fatıma (Radıyallahu Anha): "Aramızda Bir Şekerlenme Oldu. Bunun Üzerine Bana Kızdı Ve Çekip Gitti" Dedi. Resülullah (Aleyhissalatu Vesselam) Birine: "Hele Bir Arayıver Nereye Gitmiş" Diye Emretti. "Mescidde Yatıyor!" Diye Haber Verince, Hz. Muhammed (S.A.V)   , 'Kalk Ey Ebu Turab, Kalk Ey Ebu Turab (Yani Toprak Babası) Diye Seslendi.

Sehl Der Ki: Hz. Ali (Radıyallahu Anh)'Nin En Çok Sevdiği İsmi Bu İsimdi.

Buhari, Salat 58, Fedaili'l, Ashab 9, Edeb 113, İsti'zan 40; Müslim, Fedailu's-Sahabe 38, (2409).

Esma Bintu Ebi Bekr (Radıyallahu Anhüma) Anlatıyor. "Mekke'de Abdullah İbnu Zübeyr (Radıyallahu Anh)'E Hamile Kalmıştım. Doğum Yaklaşmıştı Ki, Mekke'yi Terkettim Ve Medine'ye Geldim, Kuba'ya İndim. Abdullah'ı Orada Dünyaya Getirdim. Doğunca, Bebeği Alıp Hz. Muhammed (S.A.V)   'E Götürdüm, Kucağına Bıraktım. Hz. Muhammed (S.A.V)  Bir Hurma İstedi, Ağzında Çiğneyerek Ezdikten Sonra, Tükrüğünden Çocuğun Ağzına Bıraktı. Abdullah'ın Midesine İlk İnen Şey Hz. Muhammed (S.A.V)   'In Mübarek Tükrükleri İdi. Sonra (Yumuşattığı O) Hurma İle Çocuğun Damağını Oğdu, Hakkında Bereketle Dua Etti Ve Abdullah İsmini Verdi. Müslüman Aileden İlk Doğan Çocuk Bu İdi. (Medine'de Bütün Müslümanlar) Onun Doğumuna Çok Sevindiler. Çünkü "Yahudiler Size Sihir Yaptılar, Asla Doğum Yapamayacaksınız" Diye Bir Şayia Çıkarılmıştı."

Buhari, Menakibu'l-Ensar 45, Akika 1, Müslim, Adab 26, (2146).

Ebu Müsa (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: "Bir Oğlum Doğmuştu. Hemen Hz. Muhammed (S.A.V)  'E Getirdim. İbrahim İsmini Verip Bir Hurma İle Tahnikde Bulundu. Sonra Da "Mübarek Olsun" Diye Dua Buyurdu Ve Çocuğu Bana Geri Verdi. Bu Çocuk, Ebu Musa'nın En Büyük Evladı İdi."

Buhari, Akika 1; Müslim, Adab 24, (2145).

Hz. Enes (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: "Abdullah İbnu Ebi Talha'yı Doğduğu Zaman Resülullah (Aleyhissalatu Vesselam)'A Götürdüm. Bebek Bir Bez İçerisinde İdi. Vardığımızda Hz. Muhammed (S.A.V)   Devesine Katran Sürüyordu. "Beraberinde Hurma Da Getirdin Mi?" Diye Sordu. "Evet" Dedim Ve Birkaç Tane Hurma Verdim. Onları Ağzında Çiğnedi, Sonra Çocuğun Ağzını Açtı. Ağzına Tükrüğü Püskürttü. Bebek, Yalamaya Başladı. Bunun Üzerine Hz. Muhammed (S.A.V)  "Ensar'ın Hurma Sevgisine Bakın (Doğar Doğmaz Başlıyor)" Diye Latife Etti Ve Çocuğu Abdullah Diye İsimledi."

Buhari, Cenaiz 42, Akika 1; Müslim, Adab 22, (2144); Ebu Davud, Edeb 69, (4951) Hadisin Metni; Müslim'deki Metindir.

Hz. Aişe (Radıyallahu Anha): "Ey Allah'ın Rasülü, Dedim, Arkadaşlarımdan Her Birisinin Bir Künyesi Var, (Benim Yok)". Dedi Ki: "Oğlum Abdullah İbnu Zübeyr İle Künyelen." Aişe, "Ümmü Abdillah (Abdullah'ın Annesi)" Diye Künye Almıştı"

Ebu Davud, Edeb 78, (4970).

Rezin Merhum: "Teyze Anne Gibidir" İlavesini Kaydetmiştir.

HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)'İN DEĞİŞTİRDİĞİ İSİMLER

Hz. Aişe (Radıyallahu Anha): Hz. Muhammed (S.A.V)   Çirkin İsimleri Değiştirirdi" Buyurmuştur.

Tirmizi, Edeb 66, (2841).

Ebu Hüreyre (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: "Zeyneb Bintu Ebi Seleme'nin İsmi Berre İdi. "Nefsini Tezkiye Ediyor" Denildi. Bunun Üzerine Hz. Muhammed (S.A.V)   Onu Zeyneb Diye İsimlendirdi.

Buhari Edeb 108; Müslim, Edeb 17, (2141).

İbnu Abbas (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: "Cüveyriye Bintu'l-Haris'in İsmi Berre İdi. Hz. Muhammed (S.A.V)  Onun İsmini Cüveyriye Diye Değiştirdi. Zira, Hz. Muhammed (S.A.V)   "Berre'nin Yanından Çıktı" Denmesini Sevmiyordu.

Müslim, Edeb 16, (2140).

Şureyh İbnu Hani, (Radıyallahu Anh) Babasından Naklediyor: Hz. Muhammed (S.A.V)  , Kavmimin Beni Ebu'l-Hakem Diye Künyelediklerini İşitmişti. Beni Çağırtarak: "Hakem Olan Allah'tır, Hüküm De O'nadır, Öyle İse, Sen Nasıl Ebu'l-Hakem Künyesini Taşırsın?" Dedi. Ben Açıkladım: "Kavmim Bir Meselede Anlaşmazlığa Düşünce Bana Gelirler, Ben Hükme Bağlarım. Her İki Taraf Da Verdiğim Hükme Razı Olurlar Hz. Muhammed (S.A.V) "Bu Ne Güzel Şey?" Buyurdu Ve "Çocuklarından Neler Var?" Diye Sordu. Ben: "Şüreyh, Müslim, Abdullah Var" Dedim. Hz. Muhammed (S.A.V)   "En Büyüğü Hangisi?" Dedi. "Şüreyh" Dedim. "Öyleyse, Buyurdu, Sen Ebu Şüreyh'sin"

Ebu Davud, Edeb 70, (4955); Nesai, Kada 7, (8, 226-227).

 Beşir İbnu Meymun, Amcası Üsame İbnu Ahdari'den Rivayet Ediyor: Ahdari Diyor Ki: "İsmi Asram Olan Bir Adam Vardı. Hz. Muhammed (S.A.V)   Ona: "İsmin Nedir?" Diye Sordu. Adam Asram Diye Cevap Verdi. Hz. Muhammed (S.A.V)   "Hayır Sen Zür'a'sın" Buyurdu.

Ebu Davud, Edeb 70, (4954).

Said İbnu'l-Müseyyeb Babası Vasıtasıyla Dedesinden Naklediyor: "Dedem, Uğramıştı. Hz. Muhammed (S.A.V)  İsmin Ne? Diye Sordu. "Hazn (Sert Yer)" Diye Cevap Verdi. Resülullah (Aleyhissalatu Vesselam): "Hayır Sen Sehl'sin" Dedi. Müseyyeb: "Olamaz, Babanın Verdiği Bir İsmi Değiştiremem" Dedi. İbnu'l-Müseyyeb İlave Ediyor: "O Günden Sonra Aramızda Kabalık Devam Etti Gitti."

Buhari, Edeb 107-108; Ebu Davud, Edeb 70, (4956).

Ebu Davud'un Rivayetinde Şöyle Demiştir: "... Hayır Sehl Ezilir Ve Hakir Tutulur."

Ebu Davud Merhum Der Ki: Hz. Muhammed (S.A.V)   Asi, Aziz, Atele (Şiddet, Sertlik), Şeytan, Hakem, Gurab (Karga) Habbab, Şihab İsimlerini Değiştirdi. Şihab'ı Hişam, Harb'i Silm (Sulh), Muzdaci'ı (Yatan) Münbais (Kalkan) Yaptı. Afire (Çorak) Adını Taşıyan Bir Araziyi De Hadire (Yeşillik) Diye, Şi'bu'd Dalalet'i (Sapıklık Geçidi) Şi'bu'l-Hüda Diye İsimledi. Benu'z-Zinye'yi Benu'r-Rüşd Olarak Değiştirdi."

İbnu Ömer (Radıyallahu Anhüma) Diyor Ki: Hz. Muhammed (S.A.V)   Asiye (İsyankar, İtaatsiz Kadın) İsmini Değiştirip Cemile (Güzel Kadın) Yaptı.

Müslim, Edeb 14, (2139); Tirmizi, Edeb 66, (2840); Ebu Davud, Edeb 70, (4952).

Mesruk Anlatıyor: "Hz. Ömer'le Karşılaştım. Bana "Sen Kimsin?" Diye Sordu. "Mesruk İbnu'l-Ecda" Dedim. Dedi Ki: Hz. Muhammed (S.A.V)   'In Ecda Şeytandır" Dediğini İşittim."

Ebu Davud, Edeb 70, (4957).

Sehl İbnu Sa'd (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: "El-Münzir İbnu Ebi Üseyd Doğduğu Zaman Hz. Muhammed (S.A.V)  E Getirilmişti. Çocuğu Kucağına Aldı Ve: "İsmi Nedir?" Diye Sordu. "İsmi Falandır" Diye Ne Konmuşsa Söylendi. Hz. Muhammed (S.A.V)  : "Hayır! Bunun İsmi Münzir Olacak" Dedi Ve O Gün Çocuğa Münzir İsmini Koydu.

Buhari, Edeb 108; Müslim, Edeb 29, (2149).

Hz. Muhammed (S.A.V)   'in İsim Ve Künyesini Alma Hakkında Gelen Rivayetler

Hz. Enes (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: "Bir Gün Hz. Muhammed (S.A.V)   Baki'de İdi. Kulağına Bir Ses Geldi: "Ey Ebu'l-Kasım!" Diyordu. Başını Sese Doğru Çevirdi. Seslenen Adam: "Ey Allah'ın Resülü Seni Kastedmedim, Ben Falancayı Çağırdım" Dedi. Bunun Üzerine Hz. Muhammed (S.A.V)   : "İsmimi İsim Olarak Koyun, Fakat Künyemi Kendinize Künye Yapmayın!" Buyurdu.

Buhari, Menakıb 20, Edeb 106; Müslim, Adab 1 (2131); Tirmizi, Edeb 68, (2844).

Hz. Cabir (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: "Bizden Birinin Bir Oğlu Oldu. İsmini Kasım Koydu. Kendisine: "Sana Ebu'l-Kasım Künyesini Vermeyiz. Bu Künye İle Seni Şereflendirip Memnun Etmeyiz" Dedi. Hz. Muhammed (S.A.V)  'E Gelerek Durumu Arzetti. Hz. Muhammed (S.A.V)   Bunun Üzerine: "Oğlunun Adı Abdurrahmandır" Dedi.

Buhari, Edeb 105, 106, 109, Menakıb 20; Müslim, Adab 2, (2133); Ebu Davud, Edeb 74, (4965); Tirmizi, Edeb 68, (2845).

Bir Rivayette Şu Ziyade Var: "İsmimi İsim Olarak Koyun, Fakat Künyemi Künye Yapmayın. Zira Ben Kasım (Taksim Edici) Kılındım. Aranızda Taksim Ederim."

Ebu Davud'un Bir Rivayetinde Şöyle Buyrulmuştur: "Kim Benim İsmimi Almışsa, Künyem İle Künyelenmesin. Kim De Künyem İle Künyelenmişse, İsmimle İsimlenmesin."

Hz. Aişe (Radıyallahu Anha) Anlatıyor: "Bir Kadın Gelerek: "Ey Allah'ın Resülü, Ben Bir Oğlan Dünyaya Getirdim. Muhammed Diye İsim, Ebu'l-Kasım Diye De Künye Verdim. Bana, Sizin Bu Durumdan Hoşlanmadığınız Söylendi, Doğru Mu?" Diye Sordu. Hz. Muhammed (S.A.V) : "İsmimi Helal, Künyemi Haram Kılan Şey De Ne?" Veya "Künyemi Haram Kılıp İsmimi Helal Kılan Şey De Ne?" Diyerek Reddetti.

Ebu Davud Edeb 76, (4968).

Muhammed İbnu'l-Hanife, Babasından (Allah Her İkisinden De Razı Olsun) Anlatıyor: Hz. Muhammed (S.A.V)  'E Sordum: "Ey Allah'ın Resülü, Sizden Sonra Bir Oğlum Olduğu Takdirde, Sizin İsminizle İsimlendirebilir, Künyenizle De Künyelendirebilir Miyim, Ne Dersiniz?" Bana "Evet" Buyurdular.

Ebu Davud, Edeb, 76, (4967); Tirmizi, Edeb 68, (2846).

Yuharıdaki Metin Ebu Davud'undur. Tirmizi, Hadise, "Sahih" Demiştir, Ayrıca: "Burada Bizim İçin Ruhsat Var" Diye Kaydetmiştir.

İsim Ve Künye Üzerine Müteferrik Hadisler

İbnu Ömer (Radıyallahu Anhuma) Anlatıyor: Hz. Muhammed (S.A.V)   Çocuğa, Doğumunun Yedinci Gününde İsim Konmasını, Yıkanarak Pisliklerin Temizlenmesini Ve Akika Kurbanı Kesilmesini Emir Buyurdu."

Ebu Davud, Edahi, 21, (2837); Tirmizi, Edahi 23, (1522), Edeb 63,(2834), (Tirmizi'de Hadis İbnu Ömer'den Değil, Amr İbnu Şu'ayb An Ebihi An Ceddihi Tarikindendir. Burada Bir Sehiv Söz Konusu -Nesai, Akika 5, (7, 166); İbnu Mace, Zebaih 1, (3165)-Dur.).

Hz. Aişe (Radıyallahu Anha) Anlatıyor: "Yeni Doğan Çocuklar Hz. Muhammed (S.A.V)   'E Getirilirdi. O Da Bunlara Mübarek Olmaları İçin Dua Eder, Tahnikde Bulunurdu."

Müslim, Edeb, 27 (2147); Ebu Davud, Edeb 116, (5106).

Ebu Rafi (Radıyallahu Anh) Anlatıyor: "Hz. Fatıma (Radıyallahu Anha) Oğlu Hasan (Radıyallahu Anh)'I Doğurduğu Zaman Hz. Muhammed (S.A.V)?İ Kulağına Ezan Okurken Gördüm."

Ebu Davud, Edeb 116, (5105); Tirmizi, Edahi 17, (1514).

Tirmizi Hadisin Sahih Olduğunu Söylemiştir. Rezin Şu Ziyadeyi Kaydeder: "Kulağına İhlas Süresini Okudu, Hurma İle Tahnik Etti Ve İsmini Koydu."

Yahya İbnu Said Anlatıyor: "Hz. Ömer Bir Adama: "İsmin Nedir?" Diye Sordu. Adam "Cemre (Kor)" Dedi. "Kimin Oğlusun?" Diye Tekrar Sordu. Adam: "İbnu Şihab (Alev) Deyince "Kimlerden?" Dedi. Adam: "Hurakalardan." "Eviniz Nerede? Diye Sordu. "Harretu'n-Nar'da" Cevabını Alınca, "Hangisinde?" Dedi. "Zatı Leza'da" Cevabını Alınca; Hz. Ömer (Radıyallahu Anh) "Ailene Yetiş, Yanıyorlar!" Dedi. Gerçekten Durum Aynen Hz. Ömer'in Dediği Gibiydi"

Muvatta, İsti'zan 25 (2, 973).



Seçme Hadisler ve Sözler
İnsanın ihtiyaçlarını karşılamak, geçimini sağlamak için meşru dairede dünya ile ilgilenmesi, çaba ve gayret sarfetmesi; dünya tutkusu, maddeperestlik olarak değerlendirilemez.
Her An'ımız Bir Dua
Ey Rabbimiz! Sağ olduğumuz müddetçe; kulaklarımızdan, gözlerimizden, kuvvetimizden, istifade etmemizi nasip et. Aynı şeyi bizden sonra gelecek olan neslimizede nasip et.
Recep Kaplan İletişim
Ofis Adresi:
Uğur Mumcu Caddesi No: 77/10
G.O.P / Çankaya / Ankara / Türkiye
0 312 447 45 45 (pbx)